|
||||||||||||||||||||||
|
Omca Nasıl Doğdu? Omca'nın doğuş öyküsü, kurucusu Sevil SARI'nın öyküsü ile ilişkili aslında. Omca'nın kuruluş öyküsünü Sevil Hanım'dan dinleyelim. "Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni bitirdikten sonra evlendim, çocuklarım oldu ve bu esnada çalışmadım. Oğlumu ve kızımı doğru besleme kaygısı ile araştırma yapmaya başladım. Kitaplar, dergiler aldım. Onları inceledim, uygun bulduğum yemekleri yapmaya denemeye başladım. Bu denemeler devam ederken bir de baktım ki yemek yapmak bende tutku haline gelmiş. Çoğu zaman eşim akşam eve geldiğinde 7-8 çeşit yemeğin tadına bakmak zorunda kalıyordu. Sonra bu yemekleri dostlarımıza, evimize gelen konuklarımıza yapmaya başladım. Konuklarımız "bu lezzetleri biz her gün yemek istiyoruz, lütfen bir lokanta aç ve bu yemekleri herkese sun" diye ısrar etmeye başladılar. Daha önce hiç çalışmadığım için iş disiplinini nasıl kazanabileceğimi düşündüm doğal olarak. Çocuklarım okula servisle gidip geliyorlardı. İş disiplini kazanmak için çocuklarımı servisten alarak 3.5 yıl kendi arabamla okula getip-götürdüm. İş disiplinini kazanırken bu esnada çocuklarım da büyümüşlerdi. Dostlarımız lokanta açma konusunda ısrarlılardı. Beni her gördüklerinde ne zaman açacağımı soruyorlardı. Lokanta açma fikri iyi ama ben bir lokantanın nasıl işletileceği konusunda hiçbir bilgiye sahip değildim. Güzel yemekler yapıyordum ama daha önce hiçbir lokantada çalışmadığım için işletmeciliği bilmiyordum. Van küçük bir yer ve bu tecrübeyi kazanmak için çalışabileceğim yer yoktu. Uygun ortam olmadığı için işletmeciliği araştırıp, okuyarak öğrenmeye karar verdim. Çok sayıda kitaba başvurdum. Dostlarımızdan işletmecilik tecrübesi olanlarla uzun uzun sohbetler ettim. İşletmeciliği de belli ölçüde kavradığımı düşünmeye başladım. Dostlarım, eşim ve çocuklarımın teşviki, desteği ile Omca'yı açmaya karar verdim. Benim için zor ama çok heyecan verici bir karar oldu." Neden Omca? OMCA, bir bağ asmasının ilk toprağa dikildiğinde asmaya verilen isimdir. Küçük bir üzüm çubuğu olarak kumlu, çakıllı, az su tutan, "yaka toprağı" olarak adlandırılan geçirimli toprakların güney yamaçlarına dikilen omca, önce küçücük filizler çıkarır. Sonra başlar uzamaya. Oldukça uzun kökleri, diğer bitkilerin ulaşamadığı derinliklerdeki suları bile toplar. Adeta kumdan bal yapar omca. Bir yılda bazen 2- 3 m uzunluğa ulaşabilir. 2-3 yıl içinde üzüm vermeye başlar ve bir omcadan filizlenip yetişen kökten bazen onlarca kilo üzüm toplanır. Omcaların dikimi ile tesis edilen bağın yaklaşık 40 yıllık ömrü vardır. Bağın yaprağından sarma, üzümünden pekmez ve daha birçok ürün üretilir. Biz de işletmemize OMCA adını vererek tüm bunları dikkatlere sunmak, Van Gölü çevresindeki topraklarda Urartu krallarının, İran şahlarının yetiştirdiği üzümü hatırlamak ve hatırlatmak istedik. Sevil Hanım'ın yaprak sarma ile başladığı yemek yolculuğunun, omcanın asmaya dönüşmesi gibi nasıl bir işletmeye dönüştüğünü vurgulamak istedik. Doğduğumuz toprakların ürünü olan üzümü, yaprağı, pekmezi hatırlatsın diye yaşamaktan mutluluk duyduğumuz topraklarda açtığımız işletmeye OMCA adını veriyoruz. OMCA kadar erken filizlenen, OMCA gibi köklü, omca gibi verimli, omca gibi dayanıklı, omca kadar bereketli olması dileği ile… OMCA'da neler var? OMCA, hem restoran hem kafe olarak hizmet sunan, kablosuz internet bağlantısı olan, ev titizliği ve hijyeninde bir işletme. Omca'da geleneksel ev yemekleri, yöresel yemekler, mevsim sebzeleri ve ev tatlıları bulunuyor. Doğal ve sade dekorasyonu ile ev huzuru bulabileceğiniz OMCA'da lezzetli ev yemekleri yiyebilir, içeceğinizi yudumlayabilirsiniz. |
||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||
Tasarım ve Uygulama Fark Bilişim Teknolojileri ©
Açık Bağlantılar : 240